|
HamZa
|
 |
« : 13 Ekim 2009, 22:07:30 » |
|
Bakara (3) Onlar ki, gayba iman edip namazı dürüst kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak ederler. hidayetin ta kendisi.
Bakara (45) Bir de sabır ve namazla yardım isteyin. gerçi bu ağır gelir; ancak saygılı kimselere değil.
Bakara (125) Ve o vakit Kabe'yi insanlar için dönüp varılacak sevap kazanma ve güvenilir bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından kendinize bir namazgah edinin! Ve İbrahim ile İsmail'e şöyle emir verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rüku ve secdeye varanlar için tertemiz bulundurun."
Bakara (153) Ey iman edenler, sabır ve namazla yardım isteyin! Şüphe yok ki, ALLAH sabredenlerle beraberdir.
Bakara (177) Erginlik, yüzlerinizi bir doğu bir batı tarafına çevirmeniz değildir. Ancak eren ALLAH'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve Peygamberlere iman edip yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve seve mal veren, hem namazı kılan, hem zekatı veren, sözleştikleri vakit sözlerini yerine getiren, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve savaşın kızıştığı anda sabır gösterenlerdir. İşte bunlardır doğru olanlar ve bunlardır ALLAH'tan korkup kötülüklerden sakınanlar.
Bakara (238) Namazlara, özellikle orta namaza devam edin ve kalın ALLAH için divan kurun!
Bakara (277) İman edip iyi işler yapan ve namaz kılıp, zekat verenlerin, Rabblerinin yanında, şüphesiz kendilerine ait mükafatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve hiç üzülmeyeceklerdir.
Ali İmran (39) O kalkmış mihrabda namaz kılarken melekler kendisine şöyle seslendiler: "Haberin olsun, ALLAH sana, ALLAH'tan gelen bir kelimeyi doğrulayacak, efendi, son derece nefsine hakim ve salihlerden bir Peygamber olmak üzere Yahya'yı müjdeliyor.O aralık Zekeriyya Rabbine: "Ey Rabbim, bana katından temiz bir soy ihsan eyle; şüphesiz sen duayı işitensin!" diye dua etti.
Nisa (43) Ey iman edenler, sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar; cünüp iken de -yolcu olmanız hariç- guslünüzü edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunup da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin; niyetle yüzünüze ve ellerinize sürün. Gerçekten ALLAH çok affedici ve günahları bağışlayıcıdır.
Nisa (77) Bakmaz mısın, o kendilerine: "Ellerinizi savaştan çekin, namaz kılın ve zekat verin!" denilen kimselere? Şimdi üzerlerine savaş farz kılınınca bazıları insanlardan ALLAH'tan korkar gibi veya daha fazla korkmaya başladılar ve: "Ey bizim Rabbimiz, niçin bize bu savaşı farz kıldın? Ne olurdu kısa bir süre daha bize mühlet verseydin!" dediler. De ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır; ahiret ise ALLAH'tan korkanlar için sırf hayırdır. Hem kıl kadar hakkınız da yenmez."
Nisa (101) Yolculuk ettiğinizde o küfredenlerin size bir fenalık yapmalarından korkuyorsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah olmaz. Gerçekten kafirler sizin açık düşmanlarınızdır.
Nisa (102) Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun, silahlarını da yanlarına alsınlar, bunlar secdeye vardıklarında diğer kısım arkanızda beklesinler, sonra henüz namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunup silahlarını da yanlarına alsınlar. Kafirler silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil bulunsanız da size ani bir baskında bulunsunlar diye arzu ederler. Eğer yağan yağmurdan bir güçlüğe uğrarsanız veya hasta olursanız, silahları bırakmanızda bir mahzur yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Çünkü ALLAH kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Nisa (103) O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarken hep ALLAH'ı anın. Korkudan kurtulduğunuz da namazı tam erkanı ile eda edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
Nisa (142) Her zaman münafıklar ALLAH'a hile yapmaya çalışırlar, ALLAH da hilelerini başlarına geçirir. namaza kalktıkları vakit üşene üşene kalkarlar, halka gösteriş yaparlar, yoksa ALLAH'ı pek az anarlar.
Nisa (162) Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve inananlar, senden önce indirilenle birlikte sana indirilene de iman ediyorlar. Özellikle namaza devam edenlerle zekat verenler, ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar yok mu, işte onlara yarın büyük bir mükafat vereceğiz.
Maide (6) Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. ALLAH'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.
Maide (12) andolsun ki, ALLAH, İsrail oğullarından söz almıştı, içlerinden on iki kefil de göndermiştik ve ALLAH: "Haberiniz olsun Ben sizinle beraberim. andolsun ki, eğer siz namazı kılar, zekatı verir, Peygamberime inanır, kendilerine kuvvetle yardım eder ve ALLAH'a gönülden ödünç verirseniz, kesinlikle günahlarınızı silerim ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra içinizden her kim nankörlük edip küfre saparsa, artık düz yolun ortasından sapmış, kendini zayi etmiş olur." diye buyurmuştu.
Maide (55) Sizin dostunuz önce ALLAH, sonra Peygamberi, sonra namaza devam eden ve ALLAH'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,
Maide (91) Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız. Şeytan, içki ve kumarla sadece aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi ALLAH'ı anmaktan ve namazı kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyorsunuz değil mi?
Maide (106) Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm emareleri geldiğinde, vasiyette bulunurken, kendi içinizden iki adaletli şahit veya yolculukta olup da ölüm musibeti başınıza geldiyse sizden olmayan iki şahit tutun. Bunları namazdan sonra alıkorsunuz. Şüphelendiğiniz takdirde de şöyle yemin ederler: " VALLAHi akraba da olsa yeminimizi hiçbir şeyle değişmeyiz, ALLAH için şahitliği de gizlemeyiz, yoksa biz o zaman şüphesiz günaha girenlerden oluruz."
SURE ADI AYET Bakara (83) Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: "ALLAH'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlığı olanlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin." Sonra pek azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz!
Enam (92) İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitap! Feyiz bereketi dünyayı tutacak; bu tasdik etmedikçe önceki kitaplar muteber olmayacak. Bir de Mekke ve çevresindekileri uyarsın diye indirmişizdir. Ahirete inananlar, buna da iman ederler. Ve onlar namazlarını devamlı kılarlar.
Enam (162) De ki: "Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm kesinlikle hep o alemlerin Rabbı olan ALLAH içindir.
Araf (170) Kitab'a sarılan ve namazı kılan o ıslahatçı kimselerin mükafatını Biz hiçbir zaman zayi etmeyiz!
Enfal (3) O kimseler ki, namazı dürüst kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden başkalarına dağıtırlar.
Enfal (35) Kabe'nin huzurunda namazları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değil! O halde küfrü küfranınızdan (inkar ve nankörlüğünüzden) dolayı tadın azabı!
Tevbe (5) O haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun! Eğer tevbe edip namaz kılar ve zekatı verirlerse, onları serbest bırakın; çünkü ALLAH bağışlayan ve merhamet edendir.
Tevbe (11) Eğer tevbe edip namazı kılar, zekatı verirlerse din kardeşiniz olurlar. Bilecek bir topluluk için Biz ayetlerimizi daha çok açıklarız.
Tevbe (18) ALLAH'ın mescitlerini ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inanan, namaza devam eden, zekatı veren ve ALLAH'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte bunların başarıya ermişlerden olmaları umulur.
Tevbe (54) Onların verdiklerinin kabul edilmesine engel olan, yalnızca ALLAH'a ve Peygamberine küfretmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve verdiklerini de ancak istemeyerek vermeleridir.
Tevbe (71) Erkek ve dişi bütün inananlar, birbirlerinin dostudurlar; iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar; namazı dürüst kılar, zekatı verirler; ALLAH'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunları, ALLAH yarın rahmeti ile bağışlayacaktır. Çünkü ALLAH, güçlüdür, hikmet sahibidir.
Tevbe (84) Ve içlerinden ölen birinin asla namazını kılma ve kabri başında da durma; çünkü onlar ALLAH'ı ve Resulünü tanımadılar ve kafir olarak can verdiler.
Tevbe (108) Onun için kesinlikle orada namaza durma! Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Onun içerisinde tertemiz olmayı seven kimseler vardır. ALLAH da çokça temizlenenleri sever.
Yunus (87) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik. "Kavminiz için Mısır'da bir takım evler hazırlayın, evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın! Bir de mü'minleri müjdele!
Hud (87) Onlar: "Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımız hususunda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor? Herhalde sen çok uslu ve akıllısın !" dediler.
Hud (114) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl! Çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, algılaması olanlara bir öğüttür.
Rad (22) Ve onlar ki, Rablerinin rızasına ermek için sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli açık harcarlar ve kötülüğü iyilik ile savarlar. İşte bunlar, dünya yurdunun akibeti onlara mahsustur.
İbrahim (37) Ey Rabbimiz, ben çocuklarımdan bir kısmım senin Beyti Haram'ının yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz, namaz kılsınlar diye; bundan böyle insanlardan bir kısminin gönüllerim onlara doğru akit ve ortan bazı ürünlerden rızıklarıdır; umulur ki şükrederler.
İbrahim (40) Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!
Hicr (87) andolsun ki, sana namazlarda tekrarlanan yedi ayeti = Fatiha'yı ve Yüce Kur'an'ı verdik.
Isra (78) Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.
Isra (79) Gecenin bir bölümünde de sana mahsus fazla bir namaz olarak uykudan kalk. Kur'an ile teheccüd kıl; yakındır ki Rabbin seni övgüye değer bir makama ulaştıra.
Isra (110) De ki: "ALLAH deyin, Rahman deyin; hangisini derseniz, hep O'nundur, o en güzel isimler. Bununla beraber namazında çok bağırma, çok da gizleme; ikisinin arası bir yol tut.
Meryem (31) Beni her nerede olursam mübarek kıldı ve hayatta kaldığım müddetçe bana namazı ve zekatı tavsiye buyurdu.
Meryem (55) Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.
Meryem (59) Sonra bunların arkasından bozuk bir güruh geldi, namazı ziyan ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler; bunlar da Gayya kuyusunu boylayacaklardır.
Taha (14) Gerçekten Benim Ben, ALLAH; Benden başka ilah yoktur; onun için Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz kıl!
Taha (132) Hem ailene (ümmetine) namazı emret, hem de kendin ona sabırla devam et! Biz, senden bir rızık istemiyoruz, seni Biz rızıklandırırız; güzel sonuç takvanındır.
Enbiya (73) Ve hepsini, emrimizle yol gösteren rehberler yaptık ve kendilerine hayırlı işler işlemeyi, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Hepsi Bize kulluk eden kimselerdi.
Hacc (35) Ki ALLAH anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen musibete sabreder; namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz şeylerden başkalarına dağıtırlar.
Hacc (41) Onlara ki, kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirdiğimiz takdirde, namazı kılarlar, zekatı verirler, iyilikle emir, kötülükten nehyederler. Bütün işlerin sonu sadece ALLAH'a aittir.
Hacc (78) ALLAH uğrunda gerektiği gibi cihad edin! Sizi O seçti, üzerinize dinde hiçbir zorluk da yükletmedi. Haydi babanız İbrahim'in milletine! Bundan önce ve bunda(Kur'an'da) size müslüman adını o ALLAH verdi ki Peygamber size şahid olsun, siz de bütün insanlara şahidler olasınız. Şu halde namazı kılın, zekatı verin ve ALLAH'a sıkı tutunun ki, sahibiniz O'dur. Artık O ne güzel bir sahip, ne güzel bir yardımcıdır.
Muminun (2) Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.
Muminun (9) Onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.
Nur (37) Nice erler ki, ne ticaret, ne de alışveriş kendilerini ALLAH'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar.
Nur (56) Bir de namazı kılın, zekatı verin ve Peygambere itaat edin ki rahmete erdirilesiniz
Nur (58) Ey iman edenler, sahibi olduğunuz köleleriniz ve henüz erginlik çağına girmemiş olan çocuklarınız,(odanıza girmek için) sizden üç vakitte izin istesinler; sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi çıkardığınız sırada ve yatsı namazından sonra. Bunlar, sizin için üç eksikli (açık bulunabileceğiniz) vakittir. Bunların dışında ne size, ne de onlara bir günah yoktur; çevrenizde dolaşırlar, birbirinizle iç içesinizdir. İşte böyle, ALLAH size ayetlerini açıklıyor. ALLAH , herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Neml (3) ki namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Ankebut (45) Sana vahyedilen Kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl! Muhakkak sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar. Muhakkak ALLAH'ı anmak en büyük iştir ve ALLAH, her ne işlerseniz bilir.
Rum (31) Başkasından geçerek hep O'na gönül verin. O'na (sığınıp) korunun. namaza devam edin de. Müşriklerden olmayın;
Lokman (4) ki (onlar) namazı kılar, zekatı verirler, ahirete de kesin inanç edinirler.
Lokman (17) Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Basma gelene sabret, çünkü bunlar azmi gerektiren işlerdendir.
Ahzab (33) Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyyet devri çıkışı gibi süslenip çıkmayın, namaz kılın, zekat verin, ALLAH'a ve Peygamberine itaat edin! Ey Ehl-i Beyt (Peygamberin ev halkı), ALLAH yalnızca sizden kiri uzaklaştırıp tertemiz pampak etmek istiyor.
Fatir (18) Bir de günah çeken bir kimse başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun başkasına yüklenmesi için çağrıda bulunsa da, ondan birşey alınıp yüklenmeyecektir, isterse bir yakını olsun. Fakat ancak gıyaben Rablerinin korkusunu duyanları ve namazı dürüst kılanları sakındırırsın. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet gidiş ALLAH'adır.
Fatir (29) O ALLAH'ın kitabını okuyup ardınca gidenler, namazı kılıp kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık vermekte olanlar, herhalde hiç batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
Sura (38) Onlar, Rablerinin davetin! kabul etmekte ve namazı kılmaktalar; buyrukları aralarında danışıklıdır (işlerim de aralarında danışarak çözerler) kendilerine verdiğimiz rızıklardan başkalarına dağıtırlar;
Mücadele (13) Yoksa fısıltınızdan önce sadaka vermekten korktunuz mu? Madem ki, yapmadınız, ALLAH da size tevbe lütfetti, artık namaza devam edin, zekatı verin ve ALLAH'a ve Peygamberine itaat edin! ALLAH her ne yaparsanız haberdardır.
Cuma (9) Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen ALLAH'ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır.
Mearic (22) Sadece namaz kılanlar bunun dışındadır.
Mearic (23) Onlar ki, namazlarına devam ederler.
Mearic (34) Ve onlar ki, namazları üzerine muhafızlık ederler.
Müzzemmil (20) Gerçekten Rabbin biliyor ki sen, muhakkak gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçiriyorsun, beraberinde bulunan bir grup da (böyle yapıyor). Oysa geceyi, gündüzü ALLAH takdir eder. Sizin bundan ötesini başaramayacağınızı bildiği için size lütuf ile muamelede bulundu. Bundan böyle Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun; O, içinizden hastaların olacağını, diğer bir kısmının ALLAH'ın lütfundan bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepeceklerini, diğer bir kısmının da ALLAH yolunda çarpışacaklarını bilmektedir; O halde o (Kur'an)dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın, zekatı verin ve ALLAH'a karz-ı hasen verin! Kendi hesabınıza hayır olarak ne (iyilik) yapıp gönderirseniz, onu ALLAH yanında daha hayırlı ve karşılık olarak daha büyük bulacaksınız. ALLAH'tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki ALLAH, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Müddessir (43) (Onlar) derler: "Biz namaz kılanlardan değildik,
Kıyamet (31) Ama o ne sadaka verdi ne de namaz kıldı.
Ala (15) Rabbinin adım anıp namaz kılan.
Beyyine (5) Oysa onlar, hakka tapan, ALLAH'ı birleyiciler olarak dini yalnızca ALLAH'a tahsis edip ALLAH'a ibadet etsinler, namazı dosdoğru kılsınlar ve zekatı versinler diye emrolunmuşlardı ancak. İşte odur dosdoğru din!
Maun (4) Fakat veyl o namaz kılanlara ki,
Kevser (2) Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
|