Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

09 Eylül 2010, 21:32:32

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: GİZLİ HAZİNE  (Okunma Sayısı 60 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HamZa
Yönetici
Hero Member
*****

Konudan Aldığı Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 425



Üyelik Bilgileri
« : 13 Ekim 2009, 20:37:01 »

ALLAH-u Teâlâ bir Hadis-i kudsî'de şöyle buyurmaktadır:

"Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi arzuladım, bunun için de mahlûkatı yarattım." (K. Hafâ)

İşte bu hazineyi içinde bulan kimse, başka bir şey istemez ve aramaz.

Bunu bulanlar, bu sırlara mazhar olanlar; onlar Fatiha-i şerif'in sırrına mazhardırlar, İhlâs-ı şerif'in de sırrına mazhardırlar.

Onlar:

"ALLAH o ALLAH'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O Hayy ve Kayyum'dur." (Bakara: 255 - Âl-i imrân: 2)

Âyet-i kerime'sinin sırrına mazhardırlar.

İşte bunun içindir ki Resul-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Muhammed'in nefsi kudret elinde olan ALLAH'a yemin ederim ki, eğer siz süfli arza bir ip sarkıtmış olsanız ALLAH'ın üzerine düşerdi." (Tirmizî)

Ve bu suretle ALLAH-u Teâlâ onları bu sırlara mazhar eder. Onlardan başka hiç kimse bu sırları bilemez.

Daima deriz ki:

"Nefeslerin en hayırlısı Hazret-i ALLAH ile alınandır, mülâkatın en güzeli Hazret-i ALLAH ile yapılandır."

Şimdi bu Hazret-i ALLAH ile konuşma oluyor. Çok sır bir şey. Bunlar size yabancı gelir. Hikâye gibi gelir. Çünkü ilminiz aklınız almaz. Bu ilmin sonu artık. Bunun ötesi yok.

Bu mülâkat ilham vasıtası iledir, harfsiz ve hurufatsızdır.

Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Şûrâ sûre-i şerif'inin 51. Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:

"ALLAH'ın bir insanla konuşması mümkün değildir. Ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. O, yücedir, hikmet sahibidir." (Şûrâ: 51)

Vahiy malumdur, Peygamber(sas)lere verilen ilâhî kelimelerdir. Muhtelif şekilleri vardır.

Perde arkasından ise; ALLAH-u Teâlâ dilediği kulunun kalbine, dilediği zaman perde arkasından nurunu akıtır, bütün hakikatleri bildirir. Dilediğine harfsiz hurufatsız ilham eder.

Perde arkasından ALLAH-u Teâlâ ile nasıl konuşulur?

Bu hususta sizin anlayacağınız bir temsil arzedelim.

Bayezid-i Bestâmî -kuddise sırruh- Hazretleri buyururlar ki:

"Unuttuğunda cahil olacağı için, kitaplardan bazı şeyler ezberleyen kimselere âlim denmez. Hakiki âlim, öğrenmeden ve ezberlemeden, dilediği anda Hakk'tan ilim alabilen kimsedir."

Demek ki Hakk'tan ilim alınabiliyormuş. Bu ilim, o ilimdir.

Muhyiddîn İbnü'l-Arabî -kuddise sırruh- Hazretleri ise şöyle buyururlar:

"O öyle bir kaynaktan alır ki, Peygamber Aleyhisselâm'a vahiy getiren melek de aynı kaynaktan alır." (Fusûsü'l-Hikem)

Perde nedir? Sensin perde. Senin varlığın perdedir. O'nun için perde yok. O sana senden yakındır, perdenin arkasından konuşuyor.

Senden sana yakın olan sana duyuruyor, buyuruyor. Buyurduklarını sana duyuruyor. İşte perde arkasındaki zikrin sırrı. Sen bir perdesin, O dilediği şekilde mahlûku ile konuşur. Sen de perdesin, kâinat da perdedir.

Diyeceksiniz ki; ALLAH-u Teâlâ ile mülâkat mümkün müdür?

Evet, murad-ı ilâhî olduğu zaman mümkündür.

Bu mülâkat; dilediği esrarını öğretmek, bildirmek ve göstermek için, ALLAH-u Teâlâ'nın kendisi için seçtiği ve çektiği hassü'l-has kullarına mahsustur.

Bu mülâkat bazen perde arkasındandır. Kabuktan ibaret olan cesedi attığın zaman, kabuksuz olarak da tecelli eder.

Bir temsil verelim: Denize düştüğün zaman, canını kurtarmak için en sevdiğin elbiseni üzerinden çıkarıp atmak istersin.

Oysa ALLAH-u Teâlâ'nın lütuf deryasına düştüğün zaman, imanını kurtarıp sevdiğine kavuşmak için sevdiğin vücud elbisesini atmak istersin.

Burası insanın kendini inkâr etme noktasıdır.

Zira bütün günahlar bu vücud elbisesi ile işleniyor. Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz nur idi. Onun elbiseyi çıkarmasına lüzum yok idi. Mirac-ı şerif buna delildir.

Şu kadar var ki Rabbül-âlemin, dilediği kulunu huzuruna alır, mülâki eder. Zira vücud O, mevcud O... Kabuğun, vücudun yanında ne hükmü var? Kabuktan çıkarsan, Cânân'a kavuşursun.

Nitekim Hâlik-ı Azîmüşan Hazretleri Âyet-i kerime'si ile bu mülâkatın mümkün olduğunu belirtiyor ve şöyle buyuruyor:

"Onlar sıdk makâmında, kuvvet ve kudret sahibi hükümdarın huzurundadırlar." (Kamer: 55)

ALLAH-u Teâlâ kimi severse onu seçer, kimi de seçerse onu kendisine çeker. Huzur-u ilâhî'ye ancak sevdiğini, seçtiğini alır.

Sahibisi onu huzuruna aldığı zaman;

"O'nun varlığından başka her şey helâk olucudur." (Kasas: 88)

O anda o Rabbisinin huzurunda fânî olmuştur, yok olmuştur, hiç olmuştur. Hiç olduğu zaman Hakk'ın onda tasarruf edeceğini bilir.

Şeyh Es'ad Efendi -kuddise sırruh- Hazretlerimiz bir şiirinde buyururlar ki:

"Oldunsa vâkıf aczine, ednâ amel bir dağ olur,

Çürüklerin hep sağ olur, zehrin kamu bal yağ olur.

Dağlar yemişli bağ olur, cümle cihan bostan sana."

Hep âcizlik, hep fânilik... Varlıkla hiçbir şey olmuyor. Var, yalnız O var; varlıkları "Ol!" demekle var etti.

Rabbisi onu üstelik arkadaşlığına kabul etmiştir. O O'nunla yaşıyor, O'nunla nefes alıp veriyor. Onu kendi mahremi yapmış. İşte bu kurbiyeti, bu yakınlığı temin eden hep o Sultânî zikirdir. Zira hep O'nunla nefes alıyor, her an O'na muhtaç.

ALLAH-u Teâlâ bir Âyet-i kerime'sinde:

"Biz insana şah damarından daha yakınız." buyuruyor. (Kâf: 16)

İşte bu yakınlığı bu mukarreblere bahşetmiştir.

"Bu ALLAH'ın fazl-u ikramıdır, kime dilerse ona verir." (Cum'a: 4)

İşte ALLAH-u Teâlâ sevdiği seçtiği kullarına böyle lütuflarda bulunur. Bu lütuf verilme iledir, çalışma ile elde edilmez.

Bir Âyet-i kerime'de de şöyle buyurulmaktadır:

"ALLAH hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse, ona muhakkak ki çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlar." (Bakara: 269)

Kayıtlı

islami forum,islami site,islamiyet,dini site,islami filmler,islami videolar,ilahi fon müzikleri,islam
Tags:
Tags:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

dinisite.biz 2009 islami forum, dini site islami forum siteleri islami forum rüya tabirleri sözlüğü islami haberler Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC dinisite,dini site,islami forum,islami videolar,islami siteler,islami yazilar,islam dini,islam forum,islam sitesi,islami siteler,dini siteler,dini yazilar,dini sohbetler