|
AhMeD34
|
 |
« : 23 Kasım 2009, 10:54:40 » |
|
Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
_Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir. [İbni Mace]
_Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.[Beyheki]
_Terviye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer. [Ramuz] ISLAM'ın beş esasından biri olan hac farisasının ifa edildiği umumi af ayıdır.Arafat'a çıkılıp,ALLAH için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukkaddes bir aydır. Zilhiccenin ilk on gecesi ''leyali-i aşere'' yani 10 mübarek gecedir.Bu ayda,noksanların tamamlanması için istiğfar, salevat-ı şerife,diğer dualar ve tesbih namazına devamda hayır vardır. Hacca gidemeyen mü'minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir.Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10.gün kurban kesilinceye kadar birşey yememelidir.Hiç olmazsa 8'inci gün ile beraber 9'uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lazımdır. Kurban bayramı arefe günü sabah namazından 4'üncü bayram günü ikindi namazına kadar,bütün farzların arkasından''Teşrik tekbiri '' ( ALLAHü Ekber ALLAHü Ekber. La ilahe ilALLAHü vALLAHü ekber.ALLAHü Ekber ve lillahil-hamd ) okumak kadın-erkek her müslüman mükellefe vaciptir. ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR? Zilhicce ayının birinden onuna ( yani Kurban bayramının ilk gününe) kadar,her gün sabah namazlarından sonra : 10 salevat-ı şerife: ''ALLAHümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina MUHAMMEDin ve ala ali seyyidina MUHAMMED.'' 10 istiğfar: ''Estağfirullahe'l-azim el-kerim ellezi lailahe illahüve'l-hayye'l-kayyüme ve etübü ileyk ve nes'elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidayete lena innehü hüve't-tevvabü'r-rahim.'' 10 tevhid: ''La ilahe illALLAHü vahdehü la şerike leh.Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyi ve yumit.Ve hüve hayyün la yemutü biyedihi'l-hayr ve hüve ala külli şey'in kadir.''okunur 1157 - İbnu Ömer (radıy  u anhümâ) dedi ki: "Hacc ayları Şevvâl, Zülkade ve Zilhicce'den de on gündür." Buharî, Hacc 33 (Tercüme yani bâb başlığı olarak senetsiz kaydetmiştir.) 1158 - Hişâm İbnu Urve (merhum) anlatıyor: "Abdullah İbnu Zübeyr (radıy u anhümâ) Mekke'de dokuz yıl ikâmet etti. Bu esnada Zilhicce'nin hilâli ile yüksek sesle telbiyeye başladı. (Kardeşi) Urve de onunla aynı şeyi yapardı" Muvatta, Hacc 50, (1, 339). 1159 - Kasım İbnu Muhammed anlatıyor: "Hz. Ömer (radıy u anh) Mekkelilere şöyle hitab etti: "Ey Mekkeliler! Ne oluyor da uzak diyardan gelenler saçları dağınık vaziyette iken sizler yağlanıyorsunuz? (Zilhicce) hilâlini görünce siz de telbiyede bulunun." Muvatta, Hacc 49, (1, 339). 1272 - İbnu Ömer (radıy u anhümâ) demiştir ki: "Kim hacc aylarında umre yapar, sonra Mekke'de hacc zamanı gelinceye kadar ikamet ederse bu kimse, hacc da yaparsa mütemettidir. Bu durumda kolayına gelen bir kurban kesmesi vacib olur. Eğer kurban bulamazsa, üç günü hacc sırasında, yedi günü de döndüğü zaman olmak üzere (on gün) oruç tutar. " İmam Mâlik der ki: "Bu hüküm, o kimsenin hacc zamanına kadar orada ikamet etmesi ve aynı sene içinde hacc yapması halinde câridir." Muvatta, Hacc 62, (1, 344). Muvatta'nın bir diğer rivayetinde der ki: "Allah'a yemin olsun, haccdan önce umre yapıp (bu sebeple) kurban kesmem, haccdan sonra Zilhicce ayında umre yapmamdan daha sevimlidir." 1278 - Yine Buharî'nin bir başka rivayetinde şu ziyade yer alır: "Biz Mekke'ye Zilhicce ayının dördünde gelmiştik. Müslim in bir rivayetinde şu ibâreye de yer verilmiştir: "Bize ihramdan çıkmamız, hacc için yaptığımız niyyetin umreye çevrilmesi emredilmişti. Bu, bize çok imkânsız bir emir geldi ve hepimizin canını sıktı. Memnuniyetsizliğimiz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ulaştırıldı. Ona semâvî bir şey (haber) mi ulaştı, insanlardan mı bir şey ulaştı bilemiyoruz, her ne ise, bize şu hitabda bulundu: "Ey nâs, ihramdan çıkın. Eğer beraberimde kurbanlığım olmasaydı,ben de sizin gibi yapardım!" (Resûlullah'ın bu kesin emri üzerine) ihramdan çıktık. Hatta hanımlarımızla münasebet-i cinsiyede bile bulunduk. İhrama girmemiş olan bir kimsenin yaptığı her şeyi yaptık. Bu hal terviye gününe (Zilhicce'nin sekizinci günü) kadar devam etti. O gün gelip, Mekke'yi arkada bıraktığımız vakit, hacca niyet ederek ihrâma girdik." 1282 - Buhari, Müslim, Ebu Dâvud ve Nesâi de kaydedilen bir rivayette İbnu Abbâs (radıy u anhümâ) demiştir ki: "(Cahiliye Arapları) hacc aylarındaki umreyi yeryüzünde işlenebilen günahların en büyüğü biliyorlardı. Keza Muharrem ayını da Safer diye isimlenirip: "Bere iyileşip eser kalmadığı ve Safer ayı çıktığı vakit umre yapmak isteyene umre helâl olur" diyorlardı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ve Ashab-ı Güzîn (radıy u anhüm)'i, hacc için ihrama girmiş olarak 4 Zilhicce sabahı (Mekke'ye) geldiler. (Gelir gelmez) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), hacc niyetlerini umreye tahvil etmelerini emretti. Bu, Ashab nezdinde büyük bir hâdise oldu. "- Ey Allah'ın Resûlü, neleri helal addedeceğiz?" diye sordular. "Bütün (ihram haramları) helâl olacak!" diye cevap verdi." Nesâî'deki rivayette: Eser yerine veber (yün) denmiştir. Mâna: "Yün çoğalınca" olur. Keza "Safer ayı çıkınca" tâbirinden sonra: "Veya şöyle dedi: Safer ayı girince" tâbiri ilâve edilmiştir. (Buharî, Hacc 34, Menâkıbu'1-Eâr 26; Müslim 198, (1240,1241); Ebu Dâvud, Hacc 80, (1987), Menâaik 23, (1792); Nesâî, Hacc 77,108, (5,180,181, 201, 202.) 1286 - Hz. Aişe bir başka rivayette şöyle der: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte çıktık, kurban günü Mina'ya geldik. Ben (orada) temizlendim. Sonra Mina'dan çıktım. Beytullah'a koştum. Sonra, Resûlullah'la birlikte nefr-i âhir (teşrik günlerinin üçüncüsü, yani bayramın dördüncü günü = onüç Zilhicce) günü çıktık, Muhassab'a indik. Abdurrahman (radıy u anh)'ı çağırdı ve: "Kızkardeşini Harem bölgesinden çıkar (Ten'm'e kadar götür. Orada) umre için ihram giysin. Umreyi yapınca buraya gelin, sizi dönünceye kadar burada bekliyorum!"dedi. Ben ayrılıp (Ten'im'e gidip ihram giydim, umre yaptım) tavaftan boşalınca, seherde yanına geldim. Yola çıkma emri verdi. Herkes göç yükleyip Medine'ye müteveccihen hareket etti." 1548 - Ubeyd İbnu Cüreye anlatıyor: "İbnu Ömer (radıy u anhümâ)'e: "Seni dört şey yaparken görüyorum. Bunları arkadaşlarından bir başkasının yaptığını görmedim" dedim. Bana: "Ey İbnıı Cüreye, onlar nedir`?" diye sordu. Ben de saydım: "Sen Kâbe'nin rükünlerinden sadece iki Yemanî rükne (rükn-i Yemânî. ve rükn-i Hacer) temasta bulunuyor, diğerlerine temas etmiyorsun. Keza senin tüysüz deriden ma'mul nalın giydiğini görüyorum. Keza senin (saç ve sakalını) sarıya boyadığını görüyorum. Keza seni Mekke'de gördüm, herkes (Zilhicce) hilâlini görünce ihrama girdikleri halde sen terviye günü (8 Zilhicce) ihrama girdin!" Bana şu açıklamayı yaptı: "Rükünlere temasa gelince; ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)' ın, sadece iki rükne temas ettiğini gördüm. Tüyü yolunmuş nalına gelince; ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın nalınlarında hiç tüy görmedim. Ayakları onların içinde iken abdest alırdı. Ben onu giymeyi seviyorum. Sarıya gelince; ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın onunla boyandığını gördüm. Ben onunla boyanmayı seviyorum. İhrama girmeye gelince, ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın devesi, onu yola koyuncaya kadar telbiye çektiğini görmedim." Buhârî, vüdû' 30; Müslim, Hacc 25, (1187); Muvatta, Hacc 31, (1, 333); Ebu Dâvud, Menâsik 21, (1772). 3402 - Hz. Aişe radıy u anhâ anlatıyor: "Safiyye Bintu Huyeyy 'in devesi hastalandı. Zeyneb Bintu Cahş'ın yanında fazla deve vardı. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ona: "Safiyye'ye bir deve ver!" buyurdu. Zeyneb: "Ben bu yahudi kızına deve mi verecek mişim?'' diyerek (red cevabı verdi). Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ona kızıp, Zilhicce ve Muharrem ayları ile Safer ayının bir kısmı boyunca küstü.'' Ebu Dâvud, Sünnet 4, (4602). Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili oldugu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yillik oruca (sevapça) esittir. Ondaki bir gece kiyami (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kiyamina (ihyasina) esittir.
Peygamber Efendimizin zevcesi Hafsa (r.a) diyor ki: "Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce'nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti." Ebu'd-Derda (r.a) Zilhicce ayinin önemini söyle anlatiyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav): "Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun" buyurdu. Zilhicce'nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, mali çogalir, çocugu belâlardan korunur, günahlari affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm aninda ruhunu kolay teslim eder, kabri aydinlanir, Mizan'da sevabi agir basar ve cennette yüksek derecelere kavusur." (Sir'a) <!-- google_ad_section_end --> _Zilhiccenin ilk 9 gününde oruç tutan, her günü için, helal malından yüz köle azat etmiş veya ALLAH yolundaki mücahidlere yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevaba kavuşur. [R. Nasıhin]
_Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez. [T. Gafilin]
_Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir. [Ebul Berekat]
_Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on bin güne eşittir. [Beyheki]
_ALLAH indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin! [Taberani]
Tesbih: SübhanALLAH, Tahmid: Elhamdülillah, Tehlil: Lâ ilâhe illALLAH, Tekbir: ALLAHü ekber, demektir.
_Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya ResulALLAH, ALLAH yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir) dediklerinde, (Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehid olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhari)
_Hz. Ebüdderda buyurdu ki:
Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Resulullah, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevap verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır, Mizan’da sevabı ağır gelir ve Cennette yüksek derecelere kavuşur. [Şir’a]
_Bu on gün içinde, bir hasta ziyaret eden, Hak teâlânın dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnete uygun bir kitap okumak çok sevaptır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.
_Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehaptır. Ama daha fazla geciktirmek ve hele kırk gün uzatmak günah olur) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehaptır. Fakat vacip değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz.
|