|
HamZa
|
 |
« : 13 Ekim 2009, 19:19:31 » |
|
Resulullah Aleyhisselâm’dan Mucize Haberler:
Geçmiş ve geleceklerin ilmini özünde toplayan Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz bütün gayb âleminin hazinesi oldu. Hepsini bilerek ve görerek konuşuyordu.
Ashâb-i kiram’ından kimlerin şehit olacaklarını, gidecekleri yeri bile görüyordu.
Ümmetinin kıyamete kadar nelerle karşılaşacaklarını bilip bir bir haber veriyordu.
Ahiretteki durumlarını, kabir, mahşer, mizan, sırat, cennet ve cehennem ahvalini de haber veriyordu.
Huzeyfe bin Esid -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardir:
“Akşamleyin şu odanin yaninda ümmetim bana gösterildi. Öyle ki ümmetimden her bir kişiyi birinizin arkadaşini tanidigindan daha fazla tanirim.” (C. Sağîr: 5422)
Resul-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz diğer bir Hadis-i şerif’lerinin bir noktasında şöyle buyururlar:
“Rabbim bana sual sordu. Ben ona cevap veremedim. Keyfiyetsiz bir tarzda elini iki omuzumun arasına koydu, ben o elin serinliğini kalbimde hissettim. Böylece beni geçmiş ve geleceğin ilimlerine vâris kıldı.” (El-Mevâhibü’l-ledüniyye)
ALLAH-u Teâlâ’nın göstermesiyle ve bildirmesiyle herşeyi biliyorum, ümmetimi de tek tek tanıyorum, ne yapacaklarını da biliyorum.
ALLAH-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki:
“Biliniz ki Resulullah aranızdadır.” (Hucurat: 7)
Değil Resulullah Aleyhisselâm, onun vekili dahi böyledir.
Zira Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:
“İşlerinizde sıkıştığınız zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz.” (K. Hafâ)
Niçin? Onun vekili olduğu için.
•
Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimizin geçmişin ve geleceğin ilimlerini özünde topladığına dair bazı misaller arzedeceğiz.
Adiy bin Hâtim -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Ben Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem-in yanında iken bir kimse geldi ve fakirlikten şikâyet etti. Derken biri daha gelip, o da yol kesilmesinden şikâyet etti.
(Resulullah Aleyhisselâm bana dönerek):
“Ey Adiy! Sen Hire şehrini gördün mü?” dedi.
“Hayır görmedim, ancak işittim.” dedim.
Bunun üzerine buyurdu ki:
“Eğer ömrün biraz uzarsa, devesine binen bir kadının Hire’den tek başina kalkip Kâbe’yi tavaf edeceğini mutlaka göreceksin. O bu yolculuğunu yaparken ALLAH’tan başka hiçbir şeyden korkmayacaktir.”
İçimden kendi kendime: “Memlekete dehşet saçan Tayy kabilesinin eşkiyalari nereye gidecek?” diye geçirdim.
Resulullah Aleyhisselâm sözlerine devam etti:
“Eğer ömrün olursa Kisrâ’nın hazinelerinin de fethedildiğini göreceksin!”
“Hürmüz’ün oğlu Kisrâ mı?” diye araya girdim.
“Evet, Hürmüz’ün oğlu Kisrâ!” buyurdu ve devam etti:
“Eğer hayatın uzarsa mutlaka göreceksin: Kişi eli altın ve gümüş para ile dolu olduğu halde bunu tasadduk etmek üzere fakir arayacak, fakat kendinden onu kabul edecek bir tek adam bulamayacak.
Bir gün gelecek, aranızda herhangi bir perde, bir tercüman olmaksızın her biriniz mutlaka ALLAH-u Teâlâ ile karşılaşacaksınız.
O zaman ALLAH-u Teâlâ:
‘Sana tebliğ getiren bir Peygamber(sas) göndermedim mi?’ diye soracak.
Karşisindaki:
‘Evet gönderdin!’ diyecek.
ALLAH-u Teâlâ:
‘Ben sana mal vermedim mi, ikram etmedim mi?’ diye soracak.
‘Evet ey Rabbim verdin!’ deyip sağına bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek. Soluna bakacak cehennemden başka bir şey görmeyecek.”
Adiy -radiyALLAHu anh- der ki:
“Resulullah Aleyhisselâm’ın şöyle söylediğini işittim:”
“Bir hurmanın yarısı da olsa onu sadaka olarak vererek ateşten korunun. Kim ki yarım hurma bulamazsa, güzel bir söz söyleyerek korunsun.”
Adiy -radiyALLAHu anh- yine dedi ki:
“Ben Hire’den kalkıp, Beytullah’ı tavaf eden ve ALLAH’tan başka kimseden korkmayan yaşli kadini gördüm.
Hürmüz’ün oğlu Kisrâ’nın hazinelerini fethedenler arasında ben bizzat bulundum.
Eğer sizlerin ömrü uzun olursa mutlaka Ebu-l Kasım -sallALLAHu aleyhi ve sellem-in şu söylediğini de göreceksiniz:”
“Kişi, eli altin ve gümüşle dolu olarak çikacak, onu kendinden (sadaka olarak) kabul edecek adam bulamayacak.” (Buhari, Menâkıb 25)
•
Câbir -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- bir gün: “Halınız var mı?” diye sordular.
“Bizde halı nasıl olsun?” dedik.
“Şurasi muhakkak ki o da olacak!” buyurdular.
Nitekim dediği gibi oldu. Gün geldi ben hanımıma: “Şu halini benden uzak tut!” diye çıkıştığım vakit şöyle karşılık verdi:
“Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem-: ‘Sizlerin de halıları olacak!’ dememiş miydi?” (Buhari, Menâkıb 25)
•
Huzeyfe -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- bir gün bize sabah namazını kıldırdı ve minbere çıkarak tâ öğle vakti girinceye kadar bize hitap etti. Sonra minberden inip namaz kıldırdı. Tekrar minbere çıkıp ikindi vakti girinceye kadar bize hitap etti. Sonra inerek namaz kıldırdı. Sonra tekrar minbere çıktı ve bize güneş batıncaya kadar konuştu. Olmuş ve olacak her şeyi bize haber verdi. Bunları en iyi bilenimiz, en belleyişli olanımızdır.” (Müslim: 2892)
•
Huzeyfe -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- kıyamet kopuncaya kadar olacak her şeyi bana haber verdi. Bunlardan hiçbir şey yoktur ki ona sormuş olmayayım. Sadece ‘Medine halkını Medine’den kim çıkaracak?’ diye sormadım.” (Müslim: 2891)
•
Sevbân -radiyALLAHu anh-den rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardir:
“ALLAH yeryüzünü benim için dürüp topladı, ben de doğusunu da batısını da gördüm. Ümmetimin mülkü, bana gösterilen yerlere kadar uzanacaktır.” (Müslim: 2889)
•
“Şam’ın ortasından, adına Süfyânî denilen ve kendisine tâbi olanların çoğunun Kelb kabilesinden olacağı birisi çıkar. O insanları öldürür, hatta kadınların karınlarını deşip çocuklarını katleder. Sonra onunla savaşmak için bir ordu toplanır ve onu öldürür.” (İmam-ı Suyûtî)
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
islami forum,islami site,islamiyet,dini site,islami filmler,islami videolar,ilahi fon müzikleri,islam
|